2018’e veda ve karda fotoğraf çekmek

Poyralı’yı geride bırakıp Demirköy’e gidecek olan yol yıldız dağ silsilesi içindeki tepelere tırmanır. Henüz düzlük ovadaki yolda ilerlerken bu sıradağlara baktığımızda en yüksek tepelerinden biri olan Mahya dağının zirvesinin epey dumanlı olduğunu gördük. Sis veya yağmurdan farklı birşeyler örtmüştü bu defa Mahya’yı. “Biraz kar göreceğiz sanki!” dedim eşime. Rampayı tırmanmaya başladıkça arabanın camlarına vuran yağmur…

Helikopterin ana fikri

Geride kalmakta olan yıl içinde boynuma fotoğraf makinesini asıp yollara düştüğümde bazı canlıların fotoğraflarını çekebilmek ciddi bir meydan okuma oldu. Özellikle de bu yaratılış harikasının sahip olduğu özellikleri; içinde bulunduğu ortamdan ayrıştırarak “makro” çekimle karelemek pek kolay değil. Her ne kadar kendisine helikopter böceği denilmiş de olsa biz onu gerçek ismi olan “yusufçuk” olarak çağıralım…

Ay’ı fotoğraflamak

Ne vakit ay geceleri gökte tepsi gibi olsa ben de cam önünde her defasında biraz daha güzel bir kare elde edebilmek için gerekirse uykusuz kalmayı göze alırım.

Yaprak döker bir yanımız

Her mevsim güzeldir ama sonbahar başkadır. Güz belki de güzel kelimesinin kısaltılmış hali. Bahara kadar en güzel veda…

Kuğu gölü

70’li yıllarda TV’nin evlerde yeni yeni yaygınlaştığı yıllardı. Ekranlarda siyah beyaz tek bir kanal seyredilirdi.

Ara Güler’e saygı ve Eski Cami

Tam olarak Ara Güler’in o meşhur karesini çektiği yerde değilim belki. Yok! Kesinlikle değilim. Zaten elimdeki de Ara Güler’in makinesi değil. Zaten ben de Ara Güler değilim.