Sazlıklardan havalanan

Birşey var bu topraklarda.

Sadece birkaç saat geçirebilmek için toplam altı saatlik günübirlik seyahat yaptırıveriyor insana.

Demirköy’den İğneada’ya uzanan yol üzerindeki milli park giriş kapısına en yakın olan longoz gölü Mert Gölü’dür. Milli park içinde longozun diğer göllerine uzanan yol şimdilerde orman kesim işleri için mahvedilmiş durumda olduğundan; longoz ziyaretçilerinin en uğrak mekanı Mert Gölü oluyor. İğneada beldesi içinden de erişilen göl kenarında kano turları, gölün deniz ile birleştiği noktanın elverdiği zamanlarda kumulların üzerinde vahşice yol alan dört tekerlekli motorsiklet ve arazi araçları göl ve civarındaki doğal yaşamı ciddi şekilde tehdit etmekte…

Göl, yerleşik kuşların üreme sahası olduğu kadar göçmen kuşlar için de uğrak bir mekan… Onlarca kuş türü bu göl ve çevresinde barınıyor. Longoz içinden göl kenarına ulaşan yolun nihayetlendiği yerde bir kuş gözlem kulesi inşa edilmiş. Her ne kadar kule şimdilik mangal işleri için kullanılıyor olsa da eminim kuş gözlemcileri bu mekanı daha sık kullanacaklardır.

Kulenin en üst katından gölün sazlıkları da dahil olmak üzere geniş bir alanını gözlemlemek mümkün olduğu kadar sazlıklar arasında kendilerine av arayan saz deliceleri, şahinler ve gölün içinde kendilerine yol arayan ördeklerin gündelik hayatlarına ortak olmak dinlendirici bir keyif veriyor.

Gölde oldukça yaygın olarak görülen balıkçıl kuşlarının sazlıklar üzerindeki uçuşlarını karelemeye çalışırken bir anda üç güzel ördeğin önünden geçişini gördüm. Genelde hazırlıksız yakalanırım ama bu defa enstantane öncelikli mod (Tv veya S) ile çekim yapıyordum. Havadaki kuşların hareketlerini dondurabilmek için 1/500’lük değeri kullanmak genelde yerinde olur ama diyaframı makinenin insafına bırakmak çok güzel bir fırsatı harcayabilirdi. Makine burada en açık diyafram değeri yerine f.8’e yakın bir değeri vererek fotoğrafın nispeten güzel olmasına imkan vermiş.

Bu kareyi tekrar çekebilme şansım olsa; ki böyle bir an tekrar yaşanmayacak, benzer bir durum için M modunda diyafram değerini de elle vererek f.8 ile hareket etmek doğru olacaktır. F değerini rasyonel bir seviyede tutup kare içindeki var olan öznelerin daha geniş bir net alan içinde kalmasına imkan vermiş oluruz. Bu karede ortadaki ördeğimizi netlemiş olmamıza rağmen diğer ördeklerimiz de net ve keskince çıkmışlar.

Fotoğrafta ışığın herşey demek olduğunu bir kere daha görmüş oldum ve arkamdan gelen gün ışığının kadrajdaki öznelerde çok daha az gölgeli alan oluşmasına neden olduğu aşikar. Tabi ki bir kış günü bu güneşi nasip eden Allah’a da ayrıca şükrettim zira orman içinde dolanan kuşları karelemeye çalışırken aynı imkan elimde yoktu.

Bu birkaç yüz km’lik yolculuğun sonunda makinemin hafıza kartında biriken ve bir an evvel bilgisayarıma aktarmak istediğim resimler içinde yorgunluğumu gideren bir kare oldu bu sevimli ördekler. Belki de şu ana kadar çektiğim en güzel kuş sürüsü fotoğrafı idi.

Bu tarz bir karede olmasını istediğimiz sonuç için:

  • Pozlama değerini 1/500 altına düşürmemek,
  • Diyafram değerini 8 civarında tutmak,
  • Benim gibi giriş düzeyi bir DSLR kullanıyorsanız makinenin yüksek iso’ya gerek duymayacağı bir ışık ortamında bulunmak ve mümkünse ışığı arkamıza almak,
  • Sürekli odaklama özelliğini seçmek (Continious Focus, AI Servo)
  • Mümkünse odak noktasını merkezde tutarak öznenin üzerinde netlemek,
  • Seri çekimde ve RAW dosya formatında çekim yapmak, hususlarına dikkat edersek elde edeceğiniz karelerden bir ya da birkaçı daha sonraları içinizi ısıtacak güzel bir arşiv karesine dönüşebilmektedir.

Benim gibi 70’li yılları hatırlayanlar için İlhan İrem şarkıları çoğumuzun zihnindedir. Çoğumuzun hafızalarına “sazlıklardan havalan” diye yerleşmiş “konuşamıyorum” şarkısı aklıma geliverdi bu ördekleri seyrederken. Bu defa ördekler pek bir sessizdiler. Belki de sessiz kalmayı öğretmişlerdi kendilerine. Belli mi olur? Kendilerine korumalı bir alan yaratan milli park sahası da olsa yasak tanımaz bir vicdansızın tüfeğinin ucunda güzel hayatları bitebilir ansızın.

sazlıklardan havalanan, bir ördek gibi sesin

ürkek şaşkın kararsız, duyuyorum

ve sen bir gökkuşağı kadar, güzelsin

rengarenk ve az sonra gidecek, görüyorum

ve ben yağmurlar altında bir yolcu

ıslak yorgun tutkulu, yürüyorum

İlhan İrem – Konuşamıyorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.