İda’nın rüzgarı Tanrı’nın nefesi

Hastalanırdık ya hani!

Ateşler içinde…

Bir nine başımızı okşar yılların buruşturduğu elleri ile dudaklarında bir mırıldanışın belirsiz pıtırtıları…

Sonra elini bir daha sürer yüzümüze mırıldandığı kelimeleri yüzümüze üfleyerek.

Bir dua serinliği okşar yüzümüzü. İçimizi yakan kötülüklerin üzerine Yaradan’dan ödünç alınmış bir nefesin ferahlığıdır bu.

Tıpkı İda’dan aşağılara esen rüzgar gibi.

Kar yağmış Mahya’ya

Birkaç gün evvelden yağan karın Mahya’nın üstünde ve etrafında aynen durduğunu düşünüyordum. Kardan sonraki açık hava biz dahil birçok doğaseveri Mahya’ya çağırmış.

2018’e veda ve karda fotoğraf çekmek

Poyralı’yı geride bırakıp Demirköy’e gidecek olan yol yıldız dağ silsilesi içindeki tepelere tırmanır. Henüz düzlük ovadaki yolda ilerlerken bu sıradağlara baktığımızda en yüksek tepelerinden biri olan Mahya dağının zirvesinin epey dumanlı olduğunu gördük. Sis veya yağmurdan farklı birşeyler örtmüştü bu defa Mahya’yı. “Biraz kar göreceğiz sanki!” dedim eşime. Rampayı tırmanmaya başladıkça arabanın camlarına vuran yağmur…