Öksürük otu

Öksürüğü keser mi bilmiyorum ama Mart’ın ilk günlerinde etrafı baharı müjdeleyen renklere boyuyorlar

Fotoğraf makinesi ile avlanmak – İkinci Bölüm

Geçen haftadan küçük bir hesabımız vardı o arkadaşla.
Bu defa hava belki daha aydınlık, belki de o bize daha yakın ve en önemlisi belki de ben biraz daha ustaca fotoğraf çekebilirim. Kim bilir? Kısmet!

Kızıl sırtlı örümcek kuşu

2018 yılında kaç tane fotoğraf çektim hiç bilmiyorum. Hafta sonları elime aldığım iki makinem ile ortalama olarak 150 defa deklanşöre dokunmuş olsam en kaba hesapla yılda en az sekiz bine yakın kare çekmiş olmam gerekiyor. Tabi ki bunların büyük kısmı tarafımca dijital çöplüğe gönderildi. Fotoğraf, resim çizmek gibi defalarca deneyerek en doğru olan kareyi bulmak…

Fotoğraf makinesi ile avlanmak

Yolda kar manzarası fotoğraflamak için epey oyalanmıştık zaten. Vakit geç olmadan ve henüz parlak bir güneş varken Mert Gölü sahilinde biraz yürümek ve rastlayabildiğimiz güzellikleri karelemek niyetimiz vardı.

Kar yağmış Mahya’ya

Birkaç gün evvelden yağan karın Mahya’nın üstünde ve etrafında aynen durduğunu düşünüyordum. Kardan sonraki açık hava biz dahil birçok doğaseveri Mahya’ya çağırmış.

Helikopterin ana fikri

Geride kalmakta olan yıl içinde boynuma fotoğraf makinesini asıp yollara düştüğümde bazı canlıların fotoğraflarını çekebilmek ciddi bir meydan okuma oldu. Özellikle de bu yaratılış harikasının sahip olduğu özellikleri; içinde bulunduğu ortamdan ayrıştırarak “makro” çekimle karelemek pek kolay değil. Her ne kadar kendisine helikopter böceği denilmiş de olsa biz onu gerçek ismi olan “yusufçuk” olarak çağıralım…

Ormana sonbahar çizmek

İğneada Longozu içindeki Hamam Gölü’ne giden patikayı takip ederek göle ulaşmak tatmin etmeyince uzaklardan gelen dalga seslerine doğru yola devam etmek…

Hamam gölüne giden yol

İğneada longoz ormanları içindeki göllerden Hamam gölünü geride bırakıp orman içinden Karadeniz kıyılarına giden bir yol vardır. Kaybolmayı göze alarak bu yolda ilerleyin. Pişman olmazsınız.

Truva’nın kamuflajlı askeri

Truva antik kentini geziyoruz. Bu kenti gezdiğimiz diğer antik kentlerden ayıran belirgin özellikler var ama sanat tarihçisi veya arkeolog olmadığımız için bilimsel olarak ahkam kesmeye mezun değiliz. Tam kestiremiyorum ama burası ne Efes, ne Hierapolis gibi… Az yakınlardaki Assos bile komşu bir kent ama burası gibi değil. Burası başka! Burası bizden bir yer… Truva! Karşısı…

Okaliptus yolu

Eskiden iki otobüs yanyana geçerdi. Nasıl geçerdi bu daracık yoldan diye düşünüyorum şimdilerde. Yol mu daraldı yoksa bizler yollara sığmaz olduk?