Kardelenleri bulmak

Her kısa seyahat sonunda defterimize ekleyebileceğimiz birkaç not biriktirmek kumbarasına bozuk para atan çocuk gibi keyif veriyor insana. Geçen hafta yolumuzun üzerindeki bir derenin kenarında rastladığımız siklamenlere bu hafta ne ekleyebilirdik acaba? Istrancalar ve hemen kuzeyindeki Karadeniz’in dövdüğü kıyılarda kim bilir ne hazineler vardı daha gitmediğimiz, görmediğimiz? Mert Gölü’nün Karadeniz ile olan kucaklaşmasının sona ermesini…

Fotoğraf makinesi ile avlanmak – İkinci Bölüm

Geçen haftadan küçük bir hesabımız vardı o arkadaşla.
Bu defa hava belki daha aydınlık, belki de o bize daha yakın ve en önemlisi belki de ben biraz daha ustaca fotoğraf çekebilirim. Kim bilir? Kısmet!

Fotoğraf makinesi ile avlanmak

Yolda kar manzarası fotoğraflamak için epey oyalanmıştık zaten. Vakit geç olmadan ve henüz parlak bir güneş varken Mert Gölü sahilinde biraz yürümek ve rastlayabildiğimiz güzellikleri karelemek niyetimiz vardı.

Kuğu gölü

70’li yıllarda TV’nin evlerde yeni yeni yaygınlaştığı yıllardı. Ekranlarda siyah beyaz tek bir kanal seyredilirdi.

Hamam gölüne giden yol

İğneada longoz ormanları içindeki göllerden Hamam gölünü geride bırakıp orman içinden Karadeniz kıyılarına giden bir yol vardır. Kaybolmayı göze alarak bu yolda ilerleyin. Pişman olmazsınız.

Mantar bilimi

Vize’deki bir fırında henüz simit vardı. Poyralı’yı da geride bırakıp İğneada Longoz’una giderken peynir, soka, helva gibi nevaleyi de tedarik ettik. Orman örtüsünün sıklaşması ile birlikte yol kenarında park etmiş araçlar artmaya başladı. Eline torba ve sepet alanlar ormanlara dalıyordu. Belki ot topluyorlardır dedik ama mantar pek aklımıza gelmedi açıkçası.

Fransız feneri

Her fırsat buldukça Fransız Feneri’ine gittik ve gidiyoruz. Yaşlı bilge’nin anlatacakları pek bitecek gibi değildi. 1866’dan beri kim bilir neler görüp geçirmişti.