Fotoğraf makinesi ile avlanmak – İkinci Bölüm

Geçen haftadan küçük bir hesabımız vardı o arkadaşla.
Bu defa hava belki daha aydınlık, belki de o bize daha yakın ve en önemlisi belki de ben biraz daha ustaca fotoğraf çekebilirim. Kim bilir? Kısmet!

Truva’nın kamuflajlı askeri

Truva antik kentini geziyoruz. Bu kenti gezdiğimiz diğer antik kentlerden ayıran belirgin özellikler var ama sanat tarihçisi veya arkeolog olmadığımız için bilimsel olarak ahkam kesmeye mezun değiliz. Tam kestiremiyorum ama burası ne Efes, ne Hierapolis gibi… Az yakınlardaki Assos bile komşu bir kent ama burası gibi değil. Burası başka! Burası bizden bir yer… Truva! Karşısı…

Demirköylü geveze

Bahar gelmiş çatmış! Pazar günümüzü bu şehre mi hediye edelim yine karşılıksız?
 Kaçtık.

Şadırvan aşıkları

Bazen o anı yakaladığınızda kompozisyonu muhafaza etmek için hızlı davranmak zorundasınız. Şadırvan üzerindeki suda banyo yapan güvercinlere “biraz sabit durur musunuz” diyebilmek şansınız yoktur.

Kuyrukkakan

Günümüze kadar izleri gelebilmiş antik kentler içinde kimliği en özgün olanlardan bir tanesidir Knidos. Her yıl en az bir defa bu antik ören yerini gezmeyi seviyoruz. Konaklamak için genellikle tercih ettiğimiz Mesudiye’den antik kente uzanan yirmi kilometrelik yol her ne kadar çok da uzun bir mesafe olmasa da özellikle yolun son kısımlarında oldukça dikkatli araç…