Kar yağmış Mahya’ya

Birkaç gün evvelden yağan karın Mahya’nın üstünde ve etrafında aynen durduğunu düşünüyordum. Kardan sonraki açık hava biz dahil birçok doğaseveri Mahya’ya çağırmış.

2018’e veda ve karda fotoğraf çekmek

Poyralı’yı geride bırakıp Demirköy’e gidecek olan yol yıldız dağ silsilesi içindeki tepelere tırmanır. Henüz düzlük ovadaki yolda ilerlerken bu sıradağlara baktığımızda en yüksek tepelerinden biri olan Mahya dağının zirvesinin epey dumanlı olduğunu gördük. Sis veya yağmurdan farklı birşeyler örtmüştü bu defa Mahya’yı. “Biraz kar göreceğiz sanki!” dedim eşime. Rampayı tırmanmaya başladıkça arabanın camlarına vuran yağmur…

Kuğu gölü

70’li yıllarda TV’nin evlerde yeni yeni yaygınlaştığı yıllardı. Ekranlarda siyah beyaz tek bir kanal seyredilirdi.

Mantar bilimi

Vize’deki bir fırında henüz simit vardı. Poyralı’yı da geride bırakıp İğneada Longoz’una giderken peynir, soka, helva gibi nevaleyi de tedarik ettik. Orman örtüsünün sıklaşması ile birlikte yol kenarında park etmiş araçlar artmaya başladı. Eline torba ve sepet alanlar ormanlara dalıyordu. Belki ot topluyorlardır dedik ama mantar pek aklımıza gelmedi açıkçası.

Fransız feneri

Her fırsat buldukça Fransız Feneri’ine gittik ve gidiyoruz. Yaşlı bilge’nin anlatacakları pek bitecek gibi değildi. 1866’dan beri kim bilir neler görüp geçirmişti.

Feryadıma aks-i seda yok

Uçun kuşlar, uçun burada vefa yok;

Öyle akar sular, öyle hava yok;

Feryadıma karşı aks-i seda yok;

Bu yangın yerinde soğuk kül vardır.