Gün batarken

Vefa sokaklarında bir yerdeyiz.

Arabamızı bıraktığımız yere geldik uzunca bir yürüyüş sonrası.
Süleymaniye’nin çevresindeki yollara asfalt dökmüşler. Parke taşları biraz olsun hızlı yaşanan hayatı yavaşlatan bir fren mekanizması gibiydi.
Yavaşlamaya ve etraftaki arta kalmış dinginliği hissetmeye yarıyordu.
“Buralarda da yavaşlamayın. Hızlı tüketin hayatı” der gibi asfalt dökmüşler yollara.

Gün batıyor.

Bazen karanlık, şehre bulaştırdığımız kiri örtüyor.

Batan günün ardında kadim zamanların silhuetleri ve her nasılsa gazabımızdan kurtulmuş ağaçların gölgeleri kalıyor geriye.

Bir gün daha gitti.

Akşamlar hayrola…